Ne olur, biraz huzur ver Tayyip Bey!
Biliyorum çok zordasın!
Telaşın ötesinde panik halindesin! İktidardan düştüğün gün Yüce Divan’a gideceğinden eminsin!
Ama öte yandan her geçen gün partinin inişini de gözlemliyorsun!
Öyle ki tantanalarla start verdiğin Anayasa değişikliği teşebbüsünde aniden frene bastın!
Korktun, çünkü yaptırdığın iki ayrı araştırmadan da referandumda hüsrana uğrayacağını gördün!
Kürt açılımı diye bir işe giriştin, her şeyi tarumar ettin!
Açılım var mı yok mu, nedir ne değildir bilen yok!
Ne Musa’ya yaranabildin ne İsa’ya!
K.Irak’da bağımsız Kürdistan resmen ilan edildi edilecek umursamıyorsun!
Kerkük göz göre göre Kürtlere peşkeş çekiliyor, seyrediyorsun!
Ermenistan işi ayrı bir garabet!
Durduk yerde başımıza bir protokol tehdidini çıkardın ve Türkiye’yi riske ettin!
Azeri kardeşlerimiz haklı olarak feveran ediyor, duymuyorsun!
Senelerce Avrupa Birliği’ni istismar ettin artık o deniz de bitti!
Kıbrıs’daki barış şovunun da tiyatro olduğu ortaya çıktı!
Keza durduk yerde Hamasçılığa soyundun!
PKK’ya göstermediğin tepkiyi Hamas bağlamında gösterdin!
Görülüyor ki dış ilişkilerde her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdın!
Dışarısı öyle de içerisi iyi mi sanki!
O daha bir felaket!
Açlık sınırındaki insan sayısı milyonları aştı!
İşsizlik bütün dünyanın rekorunu kırdı!
Kreapsiyon yani yolsuzluk dillerde!
Oğullardan biri gemi diğeri pırlanta dükkanına sahip olurken, namuslu ev kadınları Read the rest of this entry →



